1 Mayıs: Sadece bayram değil direniş ve dayanışmanın adı

Paylaş:

Emeğin yüce bir değer olduğu bilinciyle karşıladığımız bu 1 Mayıs sabahında, milyonlarca insan daha adil bir dünya özlemiyle tek yürek… Fabrikalardan, hastanelere, ofislerden tarlalara kadar her alanda değer üretenlerin bayramıdır 1 Mayıs.

Bu gün yalnızca bir bayram değil, direnişin ve dayanışmanın adıdır. Alın terinin ırkı, dili, ve rengi yoktur; emek evrensel bir dildir. 1 Mayıs İşçi Bayramı, bu evrensel dili konuşanların sesini yükselttiği, omuz omuza verdiği en kıymetli günlerden biridir.

İşte Goodyear Adapazarı fabrikasında yankılanan sloganlar da, sadece bir işyerindeki zam krizinin yansıması değil; aslında Türkiye’nin dört bir yanındaki emekçilerin ortak sesidir. “İşveren şaşırma, sabrımızı taşırma” diyen işçiler, 1 Mayıs’a sayılı günler kala sadece kendi haklarını değil, tüm emekçilerin onurlu bir yaşam mücadelesini temsil ediyor.

Tarihsel Bir Uyarı

1 Mayıs, 1886’da Chicago’da 8 saatlik işgünü için verilen mücadelenin simgesidir. O gün hayatını kaybeden işçilerin kanıyla yazılan bu tarih, bugün hâlâ aynı mücadelenin sürdüğünü gösteriyor. Goodyear işçilerinin %40 ila %110 arasında talep ettiği zam, işverenin sunduğu %1-11’lik teklif karşısında eriyip gidiyor. Bu tablo, 19. yüzyıldan bu yana emek-sermaye çelişkisinin özünün değişmediğini, sadece biçim değiştirdiğini gösteriyor.

Emekçinin Sesi, Siyasi Gücü

Türkiye’de yaklaşık 32 milyon çalışan, aileleriyle birlikte 70 milyonu aşan bir nüfus oluşturuyor. Bu devasa kitle, ne yazık ki siyasi arenada hak ettiği temsiliyeti bulamıyor. Sendikalı olmanın işten çıkarılma riski taşıdığı, güvencesiz çalışmanın normalleştiği bir düzende, 1 Mayıs sadece bir kutlama değil, aynı zamanda bir uyarıdır: “Biz buradayız, taleplerimiz var, görmezden gelinemeyiz.”

Dayanışmasız Zafer Yok

Goodyear işçilerinin “İşçiler birlik olsa dünya yerinden oynar” sloganı boşuna değil. Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Alaaddin Sarı’nın grev uyarısı, sermayenin karşısında emeğin en güçlü silahının dayanışma olduğunu hatırlatıyor. Ne yazık ki, 1 Mayıs’lar çoğu zaman medyada birkaç gün yer alıp unutuluyor, bir sonraki seneye kadar hiçbir şey değişmiyor. Bu kısır döngüyü kırmanın yolu, Cem Karaca’nın deyimiyle “işçisin sen işçi kal” sözlerine razı olmamaktan geçiyor.

Hak Mücadelesi Sürmeli

1 Mayıs, tarihsel bir miras değil, güncel bir rehberdir. Goodyear işçilerinin bugün verdiği mücadele, yarın başka bir fabrikada, başka bir sektörde devam edecek. Gerçek bir “Emek ve Dayanışma Günü”, ancak emekçilerin talepleri karşılandığında, insan onuruna yakışan çalışma koşulları sağlandığında ve “üretkenlerin söz sahibi olduğu” bir düzen kurulduğunda anlam kazanacaktır.

Goodyear işçilerinin dediği gibi: “Biz hakkımızı istiyoruz; emeğimizin karşılığını almadan geri adım yok.” Bu bilinçle, 1 Mayıs sadece bir gün değil, her gün yaşatılması gereken bir mücadele ruhudur.

1 Mayıs, sadece bir gün değil, her gün hatırlanması gereken bir saygı duruşudur.

Baharın coşkusuyla gelen 1 Mayıs 2026, hepimize dayanışmanın önemini bir kez daha hatırlatıyor. Dünyanın dört bir yanından verilen anlamlı mesajlar ise sadece bir kutlama değil aynı zamanda emeğe duyulan saygının bir ifadesidir.

Emek, dünyadaki en saf ve en değerli hazinedir. Bu hazineyi yaratan siz değerli çalışanların günü kutlu olsun! Her alanda gösterdiğiniz üstün gayret, ülkemizin ve dünyamızın gelişimindeki en büyük etkendir. Haklarınızın savunulduğu, emeğinizin tam karşılığını aldığınız ve geleceğe güvenle baktığınız bir hayat diliyorum.

Tüm emekçi kardeşlerimin bu özel gününü en samimi duygularımla kutlar; sağlık, başarı ve esenlikler dilerim. Mücadelenizde her zaman yanınızdayız. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu, emekçiler mutlu olsun!

Levent BAYRİ

Paylaş:

Bir yanıt bırak