27 yıl önce, 17 Ağustos 1999 gecesi saat 03.02’de Marmara Bölgesi, tarihinin en ağır sarsıntılarından birini yaşadı. Richter ölçeğine göre 7.4 büyüklüğündeki deprem, saniyeler içinde binlerce hayatı söndürdü, on binlerce yuvayı yıktı, geride tarif edilemez bir acı ve derin yaralar bıraktı.
Gölcük’ten Düzce’ye, İzmit’ten Yalova’ya, Sakarya’dan İstanbul’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada; uykuya dalmış binlerce aile, o gece bir daha uyanamadı. O karanlık gecede kaybettiğimiz canlarımızı, bugün bir kez daha rahmetle ve minnetle anıyoruz. Onların anıları, yüreklerimizde daima yaşayacak; acıları tazeliğini koruyor olsa da, hatıraları bize onları unutmayacağımızı hatırlatıyor.
Ancak bugün, bu acı dolu anma gününde, Sakarya’da tarihi bir gelişme de yaşanıyor. 17 Ağustos 1999’da binlerce vatandaşın acısıyla sarsılan bu şehir, depreme hazır ve dirençli bir kentin inşası için yepyeni bir sayfa açtı.
Sakarya’da dönüşüm başlıyor…
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, depreme dayanıksız ve olası bir deprem karşısında büyük tehlike arz eden Tığcılar Mahallesi’nde start verilen Kentsel Dönüşüm Projesi 1. Etap çalışmalarında fiili sürecin bugün itibarıyla başladığını açıkladı. İlk yıkım, bugün Tığcılar Mahallesi’nde gerçekleştiriliyor.
Peki Tığcılar’da ne yapılacak? İlk etap kapsamında Yeni Cami Sokak, Kol Sokak, Kadir Hoca Sokak ve Bulvar arasında dönüşüm fiili olarak başladı. Metrelerce derinlikten alınan numuneler incelenecek, teknik analizler yapılacak. İdari süreç devam ederken ise yakın bir tarihte tahliye tebligatları gönderilecek. Analiz sürecinin ardından ise tüm ayrıntılarıyla hazır olan güvenli yapılar yükselecek; komşuluk kültürünün güçleneceği, sosyal yaşam alanlarıyla ön plana çıkacak yepyeni bir şehir inşa edilecek. 
Emanete sahip çıkmanın anlamlı örneği
Deprem; ne önceden bilinebilir, ne de tam anlamıyla engellenebilir. O, doğanın yıkıcı ve acımasız bir gerçeğidir. Ancak bugün Sakarya’da atılan bu adım, bize şunu gösteriyor: Bizler, yaşanan acılardan ders çıkarmakla yükümlüyüz. Depremi durduramayız belki, ama kayıplarımızı en aza indirebiliriz. Doğru yapılaşma, sağlam inşaat, bilinçli hazırlık ve erken müdahale; afet karşısındaki en büyük silahlarımızdır.
Bu yüzden depreme karşı farkındalık oluşturmak, sadece bir görev değil; kaybettiklerimizin bize bıraktığı en değerli emanettir. Sakarya’da başlatılan bu kentsel dönüşüm de, işte bu emanete sahip çıkmanın en somut ve en anlamlı örneklerinden biridir. Bir daha böyle acılar yaşamamak, ancak ve ancak o bilinçle ve bugün atılan bu tarihi adımlarla mümkün olacaktır.
Acılardan ders almalıyız
Bugün 17 Ağustos’ta, başta o gece hayatını kaybeden vatandaşlarımız olmak üzere, tüm deprem şehitlerimizi rahmetle anıyor; Allah’tan bir daha böyle acılar yaşatmamasını diliyoruz. Rabbim, ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten, felaketten ve hüzünden korusun. Yaşayanlarımıza ise, geçmişin acılarından ders alıp geleceği daha güvenli kılmak için birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyi nasip etsin.
Başımız sağ olsun. Aziz şehitlerimizin ruhları şad olsun. Sakarya’nın ve ülkemizin depreme hazır, dirençli ve güvenli bir geleceğe kavuşması dileğiyle.

