Sakaryalı gazeteci Atakan Çelik’in kaleme aldığı “Yüzyılın Tanığı: Anadolu Ajansı’nın Asırlık Öyküsü” adlı eser, Türkiye’nin uluslararası haber ajansının kuruluş sürecine ışık tutarken, ajansın isim ve fikir temelinin Sakarya’nın Geyve ilçesinde atıldığını ortaya koydu.
Tarihi süreç Geyve’de başladı
Kitapta yer alan bilgilere göre, Milli Mücadele döneminde yaşanan gelişmeleri hem yurt içinde hem de dünyaya duyuracak bir ajans kurulması fikri, 1 Nisan 1920 tarihinde İstanbul’dan Ankara’ya geçiş sırasında gündeme geldi. Sakarya’nın Geyve ilçesine bağlı Akhisar Nahiyesi tren istasyonunda gerçekleşen bu yolculuk esnasında yapılan sohbet, tarihi bir sürecin başlangıcı oldu. Dönemin önemli isimlerinden Gazeteci Yunus Nadi Abalıoğlu ile Yazar Halide Edip Adıvar arasında geçen konuşmada, kurulması planlanan ajansın hem amacı hem de ismi üzerine değerlendirmeler yapıldı.
“Anadolu Ajansı” benimsendi
Söz konusu sohbet sırasında Yazar Halide Edip Adıvar tarafından “Türk Ajansı”, “Ankara Ajansı” ve “Anadolu Ajansı” gibi isim önerileri dile getirildi. Bu öneriler arasında “Anadolu Ajansı” isminin, Gazeteci Yunus Nadi Abalıoğlu tarafından daha etkileyici ve kapsayıcı bulunarak benimsendiği ifade edildi.
Böylece kurulacak ajansın hem fikri altyapısı hem de ismi, Geyve’de yapılan bu tarihi sohbetle şekillenmiş oldu.
Kuruluş kararı Ankara’da alındı
Kitapta aktarılan bir diğer önemli detay ise ajansın resmî kuruluş sürecine ilişkin oldu. Gazeteci Yunus Nadi Abalıoğlu’nun anlatımına göre, 4-5 Nisan 1920 tarihlerinde Ankara’da Ziraat Mektebi’nde bulunan karargahta yapılan görüşmelerde Anadolu Ajansı’nın kurulması yeniden gündeme alındı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de bulunduğu ortamda, ajansın hızlı bir şekilde faaliyete geçmesi için bir yazı makinesi temin edilerek çalışmalara başlanabileceği ifade edildi. Bu önerinin kabul görmesiyle birlikte ajansın kuruluş süreci hız kazandı.
Yerelden küresele uzanan bir başarı hikâyesi
Atakan Çelik’in eseri, Geyve’de atılan bu mütevazı adımın zamanla nasıl kurumsallaştığını ve Anadolu Ajansı’nın uluslararası alanda söz sahibi bir medya kuruluşuna dönüşüm sürecini kapsamlı şekilde ele alıyor. Tarihsel veriler ve saha tanıklıklarıyla desteklenen kitap, Anadolu Ajansı’nın kurucu ruhunu ve gelişim serüvenini okuyuculara aktarırken, Sakarya’nın Geyve ilçesinin bu önemli süreçteki rolünü de gözler önüne seriyor.

