Cumhuriyet Kadınları Derneği Sakarya Şube Başkanı Nazmiye Bodur, “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” nedeniyle ilgili basın açıklaması yaptı. Başkan Bodur, açıklamasında, “Kadına yönelik şiddetle mücadelenin en güçlü zemini, kadınların üretimdeki yerini yeniden inşa etmekte yatar. Büyük zorluklar içindeki Türkiye’mizin kurtuluş yolu olan Üretim Devrimi, kadınlarımız için de eğitim ve istihdamdan yeni bir devir başlatacaktır. Türk kadını bu devrime hazırdır!” dedi.
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, kadına yönelik şiddetle mücadelede yasal düzenlemelerin yapılması ve toplumda farkındalık yaratılmasının önemli olduğunu ancak en kusursuz yasalarıla dahi bu sorunun kökten çözümü olanaklı olmadığını vurgulayan Başkan Bodur sorunun, kadının üretim ilişkilerinde yerini alamayışı ile toplumsal güç alanlarından uzak kalması sonucunda ortaya çıkan kadın-erkek eşitsizliği olduğunu vurguladı.
Kadınlar üretim ilişkileri içinde yerini buldukça kadına yönelik şiddet olgusu tarihe karışacaktır!
Cumhuriyet Kadınları Derneği Sakarya Şube Başkanı Nazmiye Bodur, basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Tarihsel ve sınıfsal kadın-erkek eşitsizliği zemininde sürgün veren kadına yönelik şiddet, günümüzde insanlık suçu kabul edilmekte ve büyük bir mücadele alanı yaratmaktadır. Kadına yönelik şiddetin tarih sahnesinden silinmesi ancak bu sorunun köküne inmek ve gerçek çözümü oradan çıkarmakla mümkündür.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede yasal düzenlemeler yapılması ve toplumda farkındalık yaratılması elbette büyük önemlidir. Ne var ki, en kusursuz yasalara dahi bu sorunun kökten çözümü olanaklı değildir. Çünkü sorun, başka yerden kökenlenmiştir!
O kök, kadının üretim ilişkilerinde yerini alamamış olması ve buna bağlı olarak toplumsal güç alanlarından uzak kalması sonucunda ortaya çıkan kadın-erkek eşitsizliğidir. Üretmeyen, ekonomik olarak bağımsızlaşmayan kadın her tür sömürüye, eşitsizliğe ve şiddete açık hale gelmiştir.
Kadına yönelik şiddet, kapitalist sistemin insana ve emeğe bakışının da yansımasıdır. Kâr hırsının insanın önüne geçtiği, emeğin değersizleştiği, tüketimin kutsandığı bu düzende kadın da “meta” haline gelmiştir.
Kadına yönelik şiddetle mücadelenin en güçlü zemini, kadınların üretimdeki yerini yeniden inşa etmekte yatar. Büyük zorluklar içindeki Türkiye’mizin kurtuluş yolu olan Üretim Devrimi, kadınlarımız için de eğitim ve istihdamdan yeni bir devir başlatacaktır.
Bugün her zamankinden fazla inanıyoruz ki kadının kurtuluşu ile Türkiye’nin kurtuluşu birlikte gerçekleşecektir. Türk kadını bu devrime hazırdır!”

