DEVA Partisi Genel Merkezi yetkilileri, asgari ücret ve emekli aylıklarındaki düşük zam oranlarının sahadaki etkilerini değerlendirmek amacıyla Sakarya’da bir araya geldi. İl Başkanlığı organizasyonuyla gerçekleştirilen toplantıya, emekli ve emekçilere destek veren dernekler, sendikalar ve üretici birliklerinden temsilciler katıldı. Programda, sahadaki ekonomik sıkıntıların boyutu ve çözüm yolları tartışıldı.
Toplantıya katılanlar arasında DEVA Partisi Genel Başkan Vekili İbrahim Halil Çanakçı, Genel Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Burçin Yereli ve Mehmet Erdoğan ile İl Başkanı Ercan Başnuh yer aldı. Ayrıca Sakarya Emekliler Derneği ile Türkiye Emekliler Derneği’nin Adapazarı ve Sakarya şubeleri, Birleşik Emekliler Sendikası Adapazarı Şubesi, Tüm Emekliler Derneği Sakarya Şubesi, Sakarya Sağlık Çalışanları ve Emeklileri Derneği, Sakarya Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Derneği ve Türkiye Emekli Uzman Erbaşlar ve Astsubaylar Dernekleri’nin Sakarya temsilcileri de programa katıldı.


Mağdurların sesi olmayı sürdüreceğiz
Görüşmelerde, asgari ücret ve emekli maaşlarındaki artış oranlarının vatandaşların geçimine olan etkileri, hayat pahalılığı ve sosyal desteklerdeki yetersizlik üzerinde duruldu. DEVA Partisi İl Başkanı Başnuh, sahadaki mağduriyetleri dinleyip çözüm önerilerini doğrudan paylaşmayı amaçladıklarını belirtirken, “Mağdur kesimlerin sesi olmayı sürdüreceğiz” dedi. Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Burçin Yereli ise plan ve projelerin ne kadarını hayata geçirebileceğin planlı bir şekilde hesaplamanın önemine vurgu yaparak, “Sadece nasıl tamamlarız sorusu değil, ne kadarını bitirebiliriz sorusu da hayati. Sorunlar çözülemez değildir, fakat derinleştiğinde çözüm süreci uzar” diye konuştu.
Toplumun tüm kesimini ilgilendiriyor
Yereli, Türkiye’nin büyük bir ülke olduğuna dikkat çekerek geçmişte uygulanan doğru politikaların hızlı çözümler ürebildiğini hatırlattı ve aynı yöntemlerin artık farklı sonuçlar doğurmasını umduklarını söyledi. Akademisyen kimliğiyle sahada bulunan bir ses olarak konuşan Yereli, bu meselelerin yalnızca siyaset meselesi olmadığını, toplumun tüm kesimini ilgilendirdiğini belirtti.
Emeklilik ve maaş artışlarına değinen Yereli, “Bu sorunlar bu boyuta gelmemeliydi” dedi. Türkiye’nin kaynakları olduğuna vurgu yapan Yeleli, emeklilere saygının kültütsel bir değer olduğunun altını çizdi ve çözümün düşürülmemesi gerektiğini belirtti.
DEVA Partisi Genel Başkan Vekili İbrahim Halil Çanakçı ise ekonomide istikrarsız bir süreçten söz ederek bu yılsonu itibarıyla enflasyonun yüksek olduğunu, resmi işsizlik oranının açıkladıkları düzeyin ötesinde geniş bir işsizlik olduğunu kaydetti. Hükümetin uyguladığı politikaların yalnızca faiz artışı, döviz kuru baskılanması, maaşların küçültülmesi ve ağır vergileri artırmaya dayanmakta olduğunu savundu. En düşük emekli maaşının 20 bin liraya yükseltilmesinin, gerçekte olan artışın ise 1.062 lira olduğunu belirten Çanakçı, açlık sınırının da her geçen gün yükseldiğini ifade etti.
Toplumsal sorunlar derinleşiyor
Çanakçı ayrıca gelir ve servet dağılımında ciddi adaletsizlikler bulunduğunu belirtti ve Türkiye’nin Avrupa’daki en adaletsiz servet dağılımı durumuna geldiğini öne sürdü. Ekonomik bozulmanın toplumsal sorunları derinleştirdiğini dile getirirken uyuşturucu bağımlılığı, yasa dışı bahis ve sanal kumar gibi meselelerin de beka sorunu haline geldiğini söyleyen Çanakçı, DEVA Partisi’nin bu sorunlara karşı 23 ayrı eylem planı geliştirdiğini açıkladı. İktidara gelindiğinde neyin, nasıl ve hangi takvimle yapılacağı konusunda net bir yol haritası sunacaklarını ifade etti. Ayrıca Meclis’te kurdukları Yeni Yol Grubu ile güçlü bir üçüncü alternatif hedeflediklerini belirtti.
‘Yeni Yol’ ile üçüncü bir yol
Ekonomik bozulmanın toplumsal sorunları derinleştirdiğini vurgulayan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Çanakçı, Meclis’te kurulan Yeni Yol Grubu ile güçlü bir üçüncü alternatif hedeflediklerini ifade etti.
Ekonomik politikalarda istikrar yok
Çanakçı, basın toplantısında Türkiye’nin ekonomik politikasını sert bir dille eleştirdi ve mevcut noktada bir başarıdan çok belirgin bir başarısızlık bulunduğunu ifade etti. Ekonomik politikalarda istikrarın kalmadığını vurgulayan Çanakçı, “Dünya ticareti üzerinde dalgalanan bir akış içinde olduğumuz ortada. Enflasyon rakamı geçen yılın sonunda yüzde 132 düzeyindeyken, bunun vatandaşın hissettiği enflasyonun bile altında kaldığını görüyoruz” dedi.
“Uygulanan Program Yapısal Sorunları Çözmüyor” diye konuşan Çanakçı, hükümetin bir ekonomik program uyguladığını savunduğunu hatırlattı fakat bu programın yalnızca faiz artışları, kur baskısını sürdürme çabaları, ücret-maas düşüşleri ve vergileri artırmakla sınırlı olduğunu belirtti. Türkiye’nin köklü sorunlarına yönelik somut adımların atılmadığını vurguladı.
Servette adaletsiz paylaşım
Türkiye’nin servet dağılımında en adaletsiz ülke konumunda olduğunu belirten Çanakçı, “Nüfusan yüzde 1’i servetin yüzde 40’ını alıyor, yüzde 99’luk kesim ise geriye kalan yüzde 60’ı paylaşıyor” dedi.
Çanakçı, işsizlik verileriyle ilgili olarak da, resmî oranın yüzde 8,5 olarak açıklandığını ancak geniş tanımlı işsizliğin yüzde 30’un üzerinde olduğunun altını çizdi. Nitelikli ve güvenceli iş bulmanın giderek zorlaştığını söyleyen Çanakçı, söz konusu tabloyu ülkenin ciddi bir uyarı işareti olarak nitelendirdi.
Asgari ücretle ilgili olarak yeni belirlenen 28 bin liranın açlık sınırının altında kaldığına dikkat çekti. “Bugün açlık sınırı yaklaşık 30 bin lirayken, Şubat 2026’da asgari ücretin yaklaşık 32 bin liraya yaklaşması bekleniyor. Bu, tarihte bir ilk” diye konuştu.
Emeklinin alım gücü tarihin en kötü seviyesinde
Emekli maaşları konusunda da reel artış olmadığını savunan Çanakçı, en düşük emekli maaşının 20 bin liraya çıkarılmasının bir iyileştirme olarak sunulduğunu, ancak yapılan artışın yalnızca 1.062 lira olduğunu söyledi. Normal artışlar uygulanmış olsaydı maaşın yaklaşık 18 bin 937 liraya ulaşacağını belirtti ve emeklilerin alım gücünün tarihin en kötü seviyesinde olduğunu vurguladı.
Çanakçı, Türkiye’de gelir ve servet dağılımının tarihinin en bozuk dönemlerinden birinin yaşandığını ifade etti. Nüfusun en zengin yüzde 1’inin servetin yaklaşık yüzde 40’ına sahip olduğunu, geri kalan yüzde 99’un ise sadece yüzde 60’ını paylaştığını belirtti ve Avrupa’da en adaletsiz servet dağılımı konumunda olduklarını söyledi.
Yeni Yol Gurubu ile güçlü bir üçüncü alternatif
Ekonomik bozulmanın toplumsal sorunları derinleştirdiğini dile getiren Çanakçı, uyuşturucu bağımlılığı, yasa dışı bahis, sanal kumar ve çocuk yaşta çeteleşme gibi sorunların beka meselesi haline geldiğini ifade etti. DEVA Partisi’nin buna karşı 23 ayrı eylem planı hazırladığını belirten Çanakçı, iktidara gelmesi halinde hangi adımların, nasıl uygulanacağını ve takvimini netleştirdiklerini söyledi. Meclis’te kurulan Yeni Yol Grubu ile güçlü bir üçüncü alternatif hedeflediklerini ifade etti.


