Küresel diplomasinin kalbi NATO Ankara Zirvesi’nde attı

Paylaş:

Küresel diplomasinin kalbi, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen tarihi 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi ile Ankara’da attı. İttifakın son dönemdeki en kritik ve gerilimli buluşmalarından biri olarak kayıtlara geçen zirve; savunma bütçelerinden bölgesel savaşlara, yeni askeri taahhütlerden liderler arasındaki çarpıcı ikili diyaloglara kadar dünya basınının bir numaralı gündem maddesi oldu.

Erdoğan ve Trump zirvesi: F-35 ve yaptırımlar masada

Zirvenin en dikkat çeken anları, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki yoğun diplomasi trafiği ve ikili diyaloglar oldu.

  • Erdoğan’dan Apronda karşılama: Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve için Ankara’ya gelen Trump’ı havalimanında bizzat apronda karşıladı. Trump’ın bu seyahatinde ilk kez, kendisine Katar tarafından hediye edilen yeni “Air Force One” (Boeing 747-8 platformu) uçağını kullanması dikkat çekti.
  • Trump’tan Erdoğan’a övgü: Basın toplantısında Erdoğan’dan övgüyle bahseden Trump, “Erdoğan gerçekten harika bir adam ve büyük bir lider. Benim uzun zamandır çok iyi bir dostum. Çok güçlü bir kişiliği var, ülkesini de bu yüzden çok başarılı yönetiyor” ifadelerini kullandı. Trump ayrıca, Avrupa müttefiklerine yönelik sert eleştirilerine rağmen zirveye sırf Erdoğan’a olan saygısından dolayı katıldığını belirtti.
  • S-400 ve F-35 güvencesi: Gazetecilerin önünde gerçekleşen görüşmede Trump, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 alması nedeniyle uygulanan CAATSA yaptırımlarını kaldırmaya kararlı olduğunu söyledi. Türkiye’ye daha önce söz verilen 5 adet F-35 savaş uçağının teslimatı ve milli muharip uçak KAAN’ın jet motoru satışı için yeşil ışık yakan Trump, “Erdoğan bize her konuda çok yardımcı oldu, kararımız Türkiye’yi memnun edecek” diyerek Kongre’ye rağmen bu adımları değerlendirdiğini sinyalini verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise bu açıklamayı başparmağıyla “onay” (thumbs-up) işareti vererek karşıladı.
  • Bölgesel krizler: İki lider, ABD ile İran arasında tırmanan gerilimi, Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer serbestisini, Gazze’deki son durumu ve Ukrayna-Rusya savaşını baş başa ve heyetler arası görüşmelerde enine boyuna ele aldı.

Ankara Zirvesi’nde neler yapıldı?

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki liderler zirvesi, Mehteran Birliği’nin marşları ve tarihteki 16 Türk devletini temsil eden askerlerin yer aldığı görkemli bir karşılama töreniyle başladı. İki gün süren yoğun oturumlarda şu başlıklar öne çıktı:

  • Savaşların gölgesinde güvenlik: NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının hemen ardından gerçekleşen zirvede, müttefiklerin caydırıcılık kapasitesini artırması gerektiğini vurguladı. Toplantıda İran’ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiği ve Hürmüz Boğazı’nın ticari gemilere açık kalmasının önemi üzerine konuşuldu.
  • Trump’ın Avrupa’ya “Grönland” ve “İran” öfkesi: Trump, özellikle İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya’yı hedef alarak, İran konusundaki askeri operasyonlarda ABD’ye destek vermedikleri için müttefiklerine kırgın olduğunu söyledi. Ayrıca Danimarka’ya bağlı özerk bölge Grönland’ın ABD topraklarına katılması gerektiği yönündeki tezini Ankara’da yineleyerek kısa süreli bir diplomatik gerilime yol açtı; Danimarka Başbakanı Frederiksen ise “Grönland satılık değildir” yanıtını verdi.
  • Ukrayna’ya dev Patriot Lisansı: Zirve marjında Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşen Trump, Kiev’e kendi topraklarında Patriot hava savunma füzesi üretme hakkı tanıyacak bir lisans sözü vererek zirveye damga vurdu.

Tarihi zirvenin sonuçları ve Ankara Bildirgesi

Zirvenin tamamlanmasının ardından yayımlanan NATO Ankara Zirvesi Bildirgesi, İttifak’ın gelecekteki askeri stratejisini şekillendirecek radikal kararlar içeriyor:

  • 5. Maddeye sarsılmaz bağlılık: Bildirgede, bir müttefike yapılan saldırının tüm müttefiklere yapılmış sayılacağını öngören kolektif savunma esaslı 5. maddeye ve transatlantik bağa olan bağlılık “sarsılmaz” olarak yeniden teyit edildi.
  • Savunma bütçelerinde %5 hedefi: Liderler, savunma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) %5’ine çıkarılması yönündeki hedefi detaylandırdı. Harcamaların sadece bütçe artışıyla kalmayıp mühimmat, hava savunma, veri ağı ve sürdürülebilir üretim hatlarına dönüştürülmesi şart koşuldu. Trump, müttefiklerin bu hedefe yaklaşmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek “Avrupa’nın bedavacılık dönemi bitti” mesajı verdi.
  • Ukrayna’ya 70 milyar Avroluk paket: Avrupa müttefikleri ve Kanada, Ukrayna’ya yönelik askeri teçhizat ve eğitim desteğini 2026 ve 2027 yıllarında yıllık en az 70 milyar avro düzeyinde tutmayı taahhüt etti.
  • Türkiye’nin Savunma Sanayii gövde gösterisi: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin NATO’nun ikinci büyük kara ordusuna sahip olduğunu hatırlatarak yerli İHA, SİHA, savaş gemisi ve hava savunma sistemi (Çelik Kubbe) üretimindeki başarısını ittifaka sundu. Erdoğan, müttefikler arasında savunma sanayii ticaretine uygulanan tüm ambargo ve kısıtlamaların acilen ve koşulsuz kaldırılması çağrısında bulundu; bu talep sonuç bildirgesine de yansıdı.

Uluslararası medya organları (Euronews, Al Jazeera, Politico), zirvenin ardından yayımladıkları analizlerde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump’ı İttifak’ın geleceğine dair rasyonel bir çizgide tutmayı başaran en önemli lider olduğunu yazarak Türkiye’nin diplomatik zaferine vurgu yaptı.

iki liderin samimi diyalogları

Ankara’daki NATO Zirvesi marjında gerçekleşen tarihi ErdoğanTrump görüşmesi, iki liderin samimi diyalogları ve milyarlarca dolarlık savunma sanayii anlaşmalarıyla zirvenin en çok konuşulan başlığı haline geldi. Uluslararası ajansların aktardığı bilgilere göre, kapalı kapılar ardında ve ikili basın toplantılarında yaşanan gelişmelerin genişletilmiş detayları:

1. Aprondaki ilk karşılaşma ve uçak diyaloğu

ABD Başkanı Donald Trump’ı taşıyan Air Force One uçağı, saat 13.50’de yenilenen Etimesgut Havalimanı’na iniş yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuğunu bizzat apronda karşıladı. İki lider turkuaz halı üzerinde yürürken aralarında geçen ilk diyalog, Trump’ın yeni uçağı üzerine oldu:

  • Trump: “Bu, bu uçağın ilk uçuşu… İlk defa uçuyor ve şu an yepyeni.”
  • Erdoğan: “Evet, evet biliyorum, duydum.”
  • Trump: (Uçağın maliyetine atıfta bulunarak) “Tam 800 milyon dolar, gıcır gıcır.”
  • Erdoğan: (Yanındaki çevirmene dönerek) “Katar’dan geldi.”
  • Trump: (Gülümseyerek) “Evet, evet duydum; Katar’dan hediye olarak verildi.”

Ardından Muhafız Alayı Tören Kıtası’nı selamlayan Trump, askerleri Türkçe “Merhaba asker” diyerek selamladı. Trump’ın bu telaffuzu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı gülümsetirken, Erdoğan konuğunu alkışlayarak karşıladı.

2. “Sırf Erdoğan için geldim” itirafı

Zirve öncesinde Beyaz Saray’da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı görüşmede, Avrupa müttefiklerinin harcamalarından duyduğu rahatsızlık nedeniyle Ankara’daki zirveye katılmayı reddetme noktasına geldiğini belirten Trump, kararını Erdoğan sayesinde değiştirdiğini itiraf etti. Trump, Beştepe’deki ortak basın açıklamasında, “Dürüst olmak gerekirse, eğer bu zirve Türkiye’de yapılmasaydı ve dostum Erdoğan beni davet etmeseydi buraya gelmeyi düşünmüyordum. Sırf ona olan saygımdan ve harika liderliğinden dolayı Ankara’dayım” diyerek müttefiklerine yönelik sitemini sürdürürken Türkiye’ye ayrıcalıklı bir parantez açtı.

3. F-35 ve S-400 düğümü: “Neden olmasın?”

Görüşmenin en stratejik kısmı, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemleri alması sebebiyle askıya alınan F-35 programı ve CAATSA yaptırımlarıydı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin daha önce parasını ödediği ancak teslim edilmeyen 5 adet F-35 savaş uçağını doğrudan hatırlatarak, “Sayın Trump’ın geçmişte bu konuda verdiği sözü tutacağından ve F-35’lerin teslimini sağlayacağından eminim. Bu gerçekleştiğinde dünya ‘ABD nihayet sözünü tuttu’ diyecektir” diyerek beklentisini açıkça masaya koydu.
  • Trump bu net çıkışa, kendi yönetim tarzına has esnek bir üslupla, “Neden olmasın? (Why not?)” yanıtını verdi.

Trump, müttefiklik hukukuna en çok bağlı kalan ülkelerden birinin Türkiye olduğunu belirterek, “Dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz, artık bu yaptırımları kaldırma zamanı geldi” diyerek The Wall Street Journal’ın analizlerine yansıyan güçlü bir irade gösterdi. Kulislerde, S-400 bataryalarının mülkiyeti Türkiye’de kalmak şartıyla İncirlik Üssü’nde korunaklı bir şekilde tutulması ya da onay dahilinde üçüncü bir ülkeye (Katar gibi) transferi formüllerinin tartışıldığı öğrenildi.

4. KAAN Savaş Uçağına ABD Motoru Müjdesi

Görüşmenin bir diğer somut çıktısı Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN hakkında oldu. Erdoğan, KAAN uçaklarında kullanılacak olan ABD menşeili F110 motorlarının tedariki konusunu açtığında Trump, iki ülke arasındaki askeri iş birliğini büyütmek istediğini vurguladı. Trump, Türkiye’nin uçağı ürettiğini ancak motorların bakım ve tedarik taahhüdünün ABD’nin bir yükümlülüğü olduğunu belirterek, Kongre’ye bu konuda gerekli bildirimlerin yapılacağını söyledi. Reuters’ın aktardığı bilgilere göre, Trump idaresi KAAN için yaklaşık 700 milyon dolarlık motor satış paketini Kongre onayına sunmaya hazırlandığının müjdesini Ankara’da tazeledi.

5. Gazze ve Bölgesel Savaşlar Masada

İki lider, iki saati aşan baş başa ve heyetler arası görüşmelerde küresel sıcak noktaları da değerlendirdi:

  • Gazze planı: Erdoğan, Trump’ın liderlik ettiği “Gazze Barış Kurulu” çerçevesinde Türkiye’nin üstlendiği aktif rolü hatırlatarak, İsrail’in ateşkes ihlallerinin bir an önce durdurulması ve bölgenin yeniden imarı için Washington’ın net bir baskı kurması gerektiğini iletti. Trump, Erdoğan’ı Gazze’de barışı sağlama yolunda kilit bir ortak olarak gördüğünü belirtti.
  • İran krizi ve ateşkes: ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı’nda yaşanan çatışmaların ardından sağlanan geçici ateşkes durumunu ele alan ikili, bölgede kalıcı istikrar için Türkiye’nin Pakistan ve Katar ile yürüttüğü arabuluculuk/mesaj trafiğini detaylandırdı. Trump, zirve öncesi müttefiklerini “İran operasyonuna destek vermedikleri” gerekçesiyle içeride sertçe eleştirirken, Türkiye’nin bölgedeki dengeleyici rasyonel gücüne güvendiğini ifade etti.

Reuters ve Bloomberg gibi küresel medya kuruluşları, Barack Obama’dan sonra Türkiye’yi ziyaret eden ilk ABD Başkanı olan Trump’ın Ankara temaslarını, Cumhurbaşkanı Erdoğan için muazzam bir jeopolitik ve diplomatik kazanım olarak yorumladı.

Paylaş:

Bir yanıt bırak