SASTOP: “Sapanca Gölü ihmaller içinde mi?”

Paylaş:

Sapanca Gölü çevresinde su kullanımındaki artış ve kuzey-güney alanlarındaki nüfus yoğunluğu, gölün içme suyu kapasitesinin aşılmasına yol açıyor. Sivil Toplum Platformu (SASTOP), TÜPRAŞ ve diğer paydaşlarla 2013’ten bu yana yürütülen çalışmaların sonuçlarını 35 sayfalık bir raporla kamuoyuna sunarken, gölün mevcut durumunun sürdürülebilir olmadığını ve acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor. Rapora göre, ilçelerde ve sanayi kuruluşlarında artan su kullanımı, kaçak deşarjlar ve atık yönetimi eksiklikleri gölde tehdit oluşturuyor.

RAPORUN ANALİZİ

  • Sapanca Gölü çevresi için hazırlanan rapor, 2007’lerden itibaren göldeki su düzeyinin düşmesiyle başlayan süreçleri özetliyor. 2013 yılından itibaren TÜPRAŞ, PETKİM ve SASKİ ile yapılan görüşmelerin ardından, havzadaki su kullanımının planlanan seviyelerin üzerinde gerçekleştiği iddia ediliyor.
  • Raporda, havza esaslı yönetim ve planlama eksiklikleri; tarım, sanayi ve yerleşim alanlarında aşırı su kullanımına bağlı olarak gölün içme suyu kapasitesinin zayıfladığı ileri sürülüyor. Özellikle Yuva Barajı ve Çark Dere’yi üzerindeki akışların göl suyunu etkilediği belirtiliyor.
  • Yetkililere iletilen açıklama ve raporlar, bazı belediyelerin su kullanımını net olarak doğrulamadığını, ancak haramalarda bir artışın görüldüğünü gösterdiği iddia ediliyor. Raporda, 2013–2024 arasındaki veriler ve nüfus artışıyla gölün yükünün arttığı vurgulanıyor.
  • Bütçesel ve altyapısal çözümler kapsamında şu öneriler yer alıyor: Akçay Barajı ihalesi ve inşası, Ballıkaya Barajı’nın tamamlanması ve göl çevresinde yeni su tedarik yatırımlarının yapılması; yeraltı suyu kullanımının kısıtlanması; kaçak deşarjların denetlenmesi; arıtma kapasitesinin artırılması ve ayrı yağışlı su planlamasının hayata geçirilmesi.
  • Önlemler kapsamında uzun vadeli öneriler de dile getiriliyor: Havza ölçeğinde entegre yönetim biriminin kurulması, yağmur suyu hasadı ve gri su yeniden kullanımının desteklenmesi, ileri arıtma teknolojilerinin uygulanması, kıyı şeritleri için yeşil bantların oluşturulması ve rekreasyon yönetiminin denetlenmesi.
  • SASTOP, 35 sayfalık raporun kamuya açık bir özetini yayımlayınca, Sakarya ve Kocaeli illerindeki yöneticilerin ve belediyelerin adil ve şeffaf bilgi paylaşımını talep etti. Yeni valinin de bu konuyu öncelik olarak ele alması gerektiğini belirtiyor.
  • Raporun yasal süreçlerle bağlamı da tartışılıyor: bazı açıklamaların ve iddiaların Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı, TBMM ve ilgili bakanlıklara iletildiği, taleplerin karşılık bulmadığı yönünde ifadeler mevcut.
  • Göl havzasındaki çevresel sorunlar, tarımsal gübreleme takvimi ile kısıtlamaları içeren önlemler ve bölgedeki turizm faaliyetlerinin etkileri raporda ayrıntılı olarak ele alınıyor. Göldeki su kalitesinin ve derelerin debisinin sürekli izlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
  • Rapor, çevre koruma ve su yönetimi için kamuoyunu bilgilendirme amacı taşıyor ve aylık su kalitesi bültenleriyle şeffaflık hedefliyor.

Sakarya Sivil toplum Platformu (SASTOP), Sapanca Gölü ve çevresindeki tehlikeye dikkat çeken bir rapor hazırladı. 2013–2024 arasındaki veriler ve nüfus artışıyla gölün yükünün arttığı vurgulanan raporda; Sakarya ve Kocaeli halklarına görevler düştüğünü, ekonomik su kullanımı ve israfın önlenmesin şart olduğunu hatırlattı. SASTOP, bu yönde sürdüğü çalışmaları ve sundukları rapor hakkında bir açıklamada bulundu. Yapılan yazıla açıklamada şu ifadeler yer alıyor:

SASTOP SAPANCA GÖLÜ RAPORU

SAPANCA GÖLÜMÜZ 2007 YILINDAN BUGÜNE İHMALLER İÇİNDE Mİ?

SAYIN SAKARYALILAR…

1. BÖLÜM BAŞLANGIÇ: Bu açıklamalarımızın ilk bilgileridir.

Bu özet 2007 – 2021 (2024) yıllarında yapılan çalışmaların kısa özeti ve ardından bu günler?

Sakarya ve Kocaeli halklarına düşen görevler. Ekonomik su kullanımı, israfın önlenmesi şart.

2007 yılında Yuvacık Barajının yapılması çalışmaları nedeni ile Gölden Baraja su çekileceği açıklandı. Bu açıklama sonucu Sapanca gölünde su azalması meydana geleceği nedeni ile başlattığımız çalışmalar neticesinde göl tarafımızca takip edildi.

Bu raporumuz 2013 yılında Sapanca’daki su seviyesinin azalması nedeni ile başlayan bir çalışmanın eseridir. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ)’nin Sezgin Otel’de Sakarya Sivil toplum Platformu (SASTOP) ile yaptığı bilgilendirme görüşmeleri sonucu Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. (TÜPRAŞ) hedef olarak sunulmuştur. Bu konuda dava açmamızda istenmiştir. Yaptığımız genel araştırma sonucu ilk fırsatta (sunacağımız) raporumuzdaki sonuçlara varılmıştır. TÜPRAŞ ve PETKİM, İSU/SEKA), SASKİ (ADASU), Çark deresi olmak üzere Bakanlık tarafından 136 milyon M3 bedelsiz su tahsisi yapıldığı tespit edilmiştir. Bu miktar Sapanca Gölünün sağlıklı olarak kullanabileceği yıllık toplam su miktarı olduğu Bakanlık ve yetkili merciler belgelerine göre alenen ortadadır.

Yapmış olduğumuz görüşmeler (TÜPRAŞ, göl çevresi ilçeler, Büyükşehir Belediyesi SASKİ ve izlediğimiz İşletmeler, Su dolum tesisleri, Süs bitkisi üreticileri, Kaynarca ve su bağlanan ilçeler köyler ve belgeler sonucu Havzadan alınan su miktarının 19 Milyon M3 fazla kullanıldığını topladığımız bilgilerle Tespit ettik. (2013) Göl çevresindeki ilçelere, Kanalizasyon sistemine, su dolum tesislerine tahsisler yapılmış ve bu kapasite dışı fazlalığın harcandığı anlaşılmıştır. Dönem Yöneticilerin bu süreç içinde yeterli açıklama yapmaması ve Basın ile de tatmin edici açıklamalarda bulunulmaması sonucu, Cumhurbaşkanlığına, TBMM’ne, Başbakanlığa ve İlgili 6 Bakanlığa iadeli taahhütlü mektup gönderip durumu bildirdik.

Yetkili mercilerce SASKİ ve Kocaeli Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSU)’dan talep edilen açıklama sonucu maalesef ikna edici bir cevap gelmemiştir. (Her iki Belediye su işlerinden biz tahsisimiz kadar su kullanmaktayız diyerek 3 satırdan ibaret bir açıklama yapılmıştır.) Bu konuda hazırladığımız rapor sonucu Dosyada mevcut belgeler, son yıllardaki nüfus artışı ve denetimsiz su harcamaları nedeni ile göl suyunun azaldığı tespit edilmiştir. Bizce eksik bilgi verildiği gölümüzün tehlike altında olduğu ve Göl seviyesinin düştüğü Alg patlamasına 20 santim kalması nedeni ile Sakarya Üniversitesi (SAÜ) ve Valimiz ile yaptığımız görüşmeler sonucu tehlikenin varlığı ortaya çıkmıştır. Her iki göl çevresi Belediyesince aşırı kullanım ve de SASKİ’nin çevre İlçelere ve köylere su bağlaması, Şehir Nüfusunun çoğalması sonucu tahsis fazlası su kullanımının her geçen gün artması gerçeği tespit edildiğinden (mecburi su fazla kullanımı yapılmıştır) tehlikenin büyüklüğü değerlendirilerek Ankara’ya gidilerek Cumhurbaşkanlığına ve Bakanlığa Hazırlanan 35 sayfalık rapor sunularak Randevu istenmiştir.

Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül ve Genel Sekreter Mustafa İsen tarafından Cumhurbaşkanlığı köşküne davet edilmemiz sonucu SASTOP Göl Komisyonu heyetimiz ile Ankara’ya giderek Köşkte Raporumuzun incelendiği ve derhal Bakanlığa gereğinin yapılmasını istediklerini öğrendik. Köşkte 1 saat süren şehir olayları bilgilendirmesi sonucu Bakanlık Su havzaları Genel Müdürlüğüne giderek Sapanca gölümüzün tehlike altında olduğu ve Göl seviyesinin düştüğü Alg patlamasına 20 santim kaldığı açıklamasını yaptık. Daire Müdürlerinin de katıldığı ve raporda belirtemediğimiz gerçekleri de sunduğumuz toplantı 3,5 saat sürmüştür.

Bu Toplantılar akabinde hemen Su Havzaları Genel Müdürlüğünce Sakarya ve Kocaeli Yöneticilerinin aranması sonucu (35 sayfalık raporumuzda bulunan) birkaç gün içinde Sakarya gazetelerinde SASKİ yıllık 67.32 milyon m3 (aylık 5.61 Milyon m3) tahsisine karşı SASKİ 80 milyon m3 su kullandığını, (12.68 milyon m3 tahsis fazlası) ve İSU yıllık 30 milyon m3 olan tahsisinden (10 milyon m3 Yuvacık barajına çektiğini açıklamıştır) İSU kendi suyunu garanti almak için Bu 4 aylık su miktarını birkaç gün içinde çekmiştir. Su seviyesinin hızlı düşme sebebi ayrıca bu çekimdir. Zaten 19 milyon m3 tahsis fazlası yıllık su kullanımına ilaveten 12,68 milyon m3 te SASKİ tarafından kullanılınca toplam 31,68 milyon m3 yılda fazla su çekimi meydana gelmiştir. (Bu çekim son 5 yılda 158,40 milyon m3’tür.) (2023)

Oysa 136 milyon m3 yıllık gerçek tahsis toplamıdır. 11,33 milyon m3 aylık kullanılabilir su tahsisidir.

136 + 31,68 = 167,68 m3 yıllık bilinen harcanandır. 2,64 milyon m3 aylık fazla. Kullanımdır. Bu hesap sonucu Her yıl 3 aylık su kaybımız oluşmaktadır. 2 senede 6 ay, 3 senede 9, 4 senede 12 ay bir yıllık su kaybı gerçeği ortadadır. Fazla yağış sonucu göl bu tahsis fazlasını zaman zaman karşılamaktadır.

Bu tahsis fazlası Çark deresine tahsis edilen 10,72 milyon m3 lük su çarka verilmeyerek şehir şebekesi tarafından kullanılmakta ve halen bilinen 31,68 milyon m3 – 10,72 milyon m3 = 20,86 milyon m3 fazla su kullanılmaktadır. (Not bu açık 2020 yılı akabinde AKÇAY BARAJININ Yapılması sonucu 40.milyon M3 civarında! su ilave edilebilmektedir.)

TEHLİKE ORTADA OLUP çare için alınan önlem Bakanlıktaki görüşmelerimiz sonucu Göl fazla su toplanması için kod seviyesi 20 cm yükseltilmiştir. Kaçak su işletmeleri kuyuları kapatılmıştır. TÜPRAŞ tarafından 50 milyon lira ayrılmış, İzmit, Kandıra arası kuzey kısmına 2 gölet yapılması kararı alınmıştır. Gölümüzün artan su ihtiyacı için 1 ay içinde Akçay Barajı ihalesi yapılmış ve şu anda barajda su toplanmaktadır. (Barajda ilk zamanlar su kaybı olduğu bilinmektedir) 40. Milyon m3 yıllık kullanım kapasitesi anılan barajımız ile tahsis fazlası karşılanacaktır. BALLIKAYA Barajı bittiğinde şehir su ihtiyacı normale dönecektir. (Bu Açıklamalar 2021 yılında yapılmıştır).

Hazırladığımız 2014 tarihli Raporumuzda geniş kapsamlı bilgiler bulunmaktadır. Raporumuz 35 sayfadır. Resmi bilgiler var olup açıklamalar bulunmaktadır.

Bu günkü durum AKÇAY Barajına 2014 yılı akabinde hemen başlanmış ve 3-4 yıl içinde bitmiş ve suyumuz yeter hale gelmiştir. 2020 yılında su kullanım dengesi sağlanmıştır. Su fabrikalarına 800.000 m2 su tahsisi yapılmışken 2.milyon m3 civarında 2014 yılında su kullanıldığı tespit edilmiştir. Halen bu miktar ikiye katlandığı gerçekleri ortadadır.

BUGÜNKÜ GERÇEKLER: Kontrolsüz kullanımları, Su fabrikaların üretimi arttırmaları, Bungalovlar, havuzlar, Turistik ilgi sonucu artan aşırı su tüketimi vd. usulsüz kullanımlar gölümüzün bu yükü taşıması imkansızken gerekli tedbirler alınmadığı gölün çağrısına cevap vermekte gecikilmesi Bu duruma ihmaller zinciri ile gelindiğini göstermekte ve Şehir yetkililerine bilgiler verilmediğini açıkca göstermektedir.

Rosense Sakarya

Gerçek şu ki Nüfus artmakta, Dışarıda gelen misafirlerimiz ve Kuraklık nedeni ile tarımda ve bahçelerde ve şehir içi ve göldeki çiçek yetiştiriciler vd. yeşilliklere aşırı su kullanılmakta İzmit dahil birçok çevre köyümüze mecburen su bağlanmaktadır. Şehrimizdeki yer altı borularındaki su kaçakları tamamen engellenememiştir.

İzmit (İSU) ve göl kenarı yerleşkeleri ve YUVACIK Barajı fazla su çekmektedir. 2025’te Geçenlerde basının yazdığı 4. Aylık su çektiği yönündedir. Orada da Nüfus ve Sanayi artmış olup tehlike ortadadır İki şehir içinde durum ortadadır.

Sayın Başkanımız 2014 yılında Cumhurbaşkanlığına sunduğumuz ve Bakanlık Su havzaları Genel Müdürlüğüne de sunduğumuz rapor ve gerçekleri hala geçerli olup son bilgilerle birlikte Sapanca Gölü koruma komisyonumuz ile emek verilen belgelerle (35 sayfa) ayrıca son dönem görev alan yetkililere ziyaretimizde sunduk. Sayın yeni valimizi ziyaret ettik ama özel bir toplantımızda Göl raporumuzu ve diğer genel çalışmalarımızı sunmak için bir araya gelme fırsatı bulamadık.

Bu yıl içinde Büyükşehir Belediye Başkanımıza, Göl çevresinde bulunan Başkanlarımıza ve SASKİ’ye 35 sayfalık raporumuzu sunduk. Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Yusuf Alemdar ve ekibinin Gölümüz konusundaki çabalarını ve Çözümü Ballıkaya Barajı sağlayacağından Bir an önce Su toplanması ve boru hattının döşenmesi için çabalarının biraz zaman alacağı nedeni ile Sakarya ve Kocaeli halkının ise bazı kesiminin bugüne kadar olan israflar konusunda daha fedakâr davranarak önerilen tedbirlere uyması ve bu tedbirlerin ömür boyu da sürmesi gerektiği gerçeğini hatırlatmak isteriz.

Sakarya Sivil Toplum Platformu Göl Komisyonu: Yapılan ziyaret ve incelemelerde;

SASTOP’u temsilen geçmiş dönem Baro Başkanı-TURABDER (Avrupa Birliği Derneği) Sakarya Şube Başkanı-Kent Konseyi üyesi Av. Ü. Önder Döker, Sakarya Turizm Derneği geçmiş dönem Başkanı İhsan Mahmutoğulları, geçmiş dönem Şeker İş Sendikası Sakarya Şube Başkanı Oğuz Kalay, Sakarya Veteran Masa Tenisi Derneği Başkanı Hüseyin Balta, Eğitimci, Bilirkişiler Derneği Kurucu Başkanı-Arifiye ve Arifiyeliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Oktay Ertem, Sakarya Muhtarlar Federasyonu Başkanı Erdal Erdem, geçmiş dönem Ziraat Odası Başkanı Hamdi Şenoğlu, Tema Vakfı geçmiş dönem Sakarya temsilcisi ve SAÜ Doç. Dr. Mahnaz Gümrükçüoğlu, Rumeliler Derneği Onursal Başkanı ve Özel Eğitime Muhtaç Çocukları Koruma Derneği Başkanı Gülsen Öziş, Geyve Boğazı ve Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Kamuran Tan, Bisiklet ve Doğa Sporları Derneği Başkanı Şefik Akar, Devlet Hastanesi Koruma ve Yaşatma Derneği geçmiş dönem Başkanı Erdoğan Yetiş, geçmiş dönem Tabibler Odası Başkanı Dr. Dursun Bostancı, TÜVASAŞ Emeklisi Kızılay Şube Başkanı Fikret Kökalp, Sivaslılar Derneği Başkanı Aytaç Güner, Genç Düşünce Platformu Başkanı Erkan Azman, geçmiş dönem Lions Kulübü Başkanı Reydal Turizm Salim Çelikörs, geçmiş dönem Ziraat Odası Başkanı Erdinç Eryılmaz, Sakarya Oto Sanatkarları Eğitim ve Dayanışma Derneği Başknı Özcan Ovalı katıldı.

2. BÖLÜM

SAPANCA GÖLÜ ÇEVRE SORUNLARI

Sapanca Gölü Sakarya ve Kocaeli arasında stratejik bir konumda yer almakta; içme suyu kaynağı olması, ekosistem işlevleri ile öne çıkmaktadır. Toplam Havza alanı 252 km2 olup bunun yaklaşık 46 km2’si su yüzeyi,150 km2’si ise yüksek – eğimli ormanlık alanlarda oluşur; kalan kısımlar yerleşim ve tarım alanlarıdır. Gölün su hacmi yaklaşık 109 milyon m3, ortalama derinliği 31-33 m’dir. Göl, çevredeki Dağlardan inen küçük dereler ve tabandaki zengin kaynaklarla beslenir. Havza, Akdeniz – Karadeniz geçiş iklimini etkisindedir ve yıllık ortalama yağış 782 mm dir. Sapanca işçe merkezinde nüfus yoğunluğu km2 başına 1500 kişiye ulaşabilmektedir. Göl bu nüfus ve büyük sanayi tesisleri için içme / kullanma suyu kaynağıdır; ancak yerleşimlerden ve sanayiden gelen kirleticiler ile hızla artan turizm ve nüfus, kirlenme riskini yükseltmektedir. Gölün Kuzey ve güneyindeki önemli karayolları- demiryolu ile içme – kullanma suyu, sulama, rekreasyon gibi çoklu kullanım baskıları gölü kısıtlamakta, ekosistem sağlığını ve bölgenin sürdürülebilir gelişimini tehdit etmektedir,

GÖL HAVZASINDA ÇEVRESEL SORUNLAR

İklim değişikliği kaynaklı azalan yağışlar ve buharlaşma artışı ve uzayan kurak dönemler yanında şiddetlenen yağışlara bağlı ani kirletici yük girişleri. Havzadaki içme suyu ve endüstriyel kullanım için gölden fazla su çekimi (özellikle şişeleme fabrikalarından kaynaklı aşırı yeraltı suyu kullanımları yetersiz arıtılmış evsel atık suları ve sızıntılar, Endüstriyel deşarjlar ve yayılı kirlilik Tarımsal kaynaklı azot – fosfor ve pestisitler.

Ötrofiksiyon riski yaratan alg çoğalması ve su sıcaklığının artmasıyla çözünmüş oksijenin düşmesi ve balık ölümleri riski Kıyı sazlıklarının, sulak alanların daralması Derelerden göle artan askıda katı madde taşınımı, kıyıların dolması Havza içindeki ormansızlaşma, inşaat faaliyetleri ve yol açmaların yarattığı erozyon Plansız turizm tesisleri, iskeleler ve doldurma faaliyetleri, Mevsimsel nüfus artışıyla atık ve su tüketimi artışları, Kıyı rekreasyonu ve piknik alanlarından kaynaklı atıklar, gürültü ve lastik aşınması vb ile gelen mikroplastiklerin yarattığı kirlilik Yönetim izleme ve havza planlamasında kurumlar arası koordinasyon eksikliği ve planların uygulanmasında süreksizlik Düzenli ve Şeffaf su kalitesi- derinlik çekim izleme verilerinin yetersizliği.

ÖNLEMLER

Kasa vadeli önlemler Gölden su çekimine kota getirilmesi ve anlık izleme oluşturulması, Düşük su seviyesi eşiklerinde su çekim kısıtlarının ve izleme sistemleri oluşturulması. Su şişeleme fabrikalarına kota getirilmesi ve yeraltı suyu kullanımının sınırlanması Yeraltı suyu bütçesinin oluşturulması ve izleme sisteminin kurulması. Gölü besleyen derelerin sürekli debi, taşkın, kirlilik izleme ve denetimlerin yapılması. Kuraklık senaryolarına göre kademeli kısıtlama tablosu ve kurumlar arası eşgüdüm oluşturulması. Kaçak deşarj denetimi ve arıtma optimasyonu gerçekleştirilmesi. Kıyı tampon kuşakları oluşturulması için en az10 – 30 m genişlikte sazlık / yeşil şeritlerin korunması ve kıyı işgalin durdurulması (SİT/ sulak aran koruma zonları) Tarımsal kaynaklı kirliliğin azaltılması için göl çevresinde gübreleme takvimi ve miktar kısıtları konulması. Yüksek riskli etken maddeli pestisitlerin yasaklanması. Tarımsal sulamada, damla sulama gibi etkinli yöntemlere geçişin sağlanması. Erozyon ve yüzey akışı kontrolü için sedimantasyon havuzları, vb. önlemlerin alınması Göl çevresindeki turizm tesislere sınırlama getirilmesi ve su kullanımı ve atık yönetimim denetimlerinin arttırılması Göl içerisinde tekne trafiğinin minimuma indirilmesi ve rekreasyon yönetiminde taşıma kapasitesi uygulaması Katı atık yönetimi için kıyıdaki çöp noktalarının arttırılması, düzenli temizlik ve denetimlerin yapılması. Şeffaf izleme ve kamuoyu bilgilendirmesi için aylık su kalitesi bültenleri;

Su seviyesi, sıcaklık, çözünmüş çözünmüş oksijen parametrelerinin ölçülerek bilgi panolarında duyurulması,

UZUN VADELİ ÖNLEMLER:

Havza ölçeğinde bütüncül yönetim için dere yatakları, yeraltı suyu, tarım yerleşim turizm baskılarını kapsayan yerleşim – turizm baskılarını kapsayan entegre plan ve kurumlar arası kalıcı koordinasyon birimi oluşturulması. Sürdürülebilir su kullanımı için yağmur suyu hasadı, gri su tekrar kullanımı gibi alternatif kaynak yatırımlarının gerçekleştirilmesi ve kayıp – kaçak azaltımı. Altyapı iyileştirmeleri için ileri arıtma tesisleri yapılması ve yağmur suyu – ayrı toplama sistemine geçilmesi ve deşarjlarının yapılmaması. İklim uyum programı çerçevesinde uzun dönem hidrolojik – iklim modellemeleri; su seviyesi hedef aralıkları ve katı yönetim kurallarının oluşturulması.

Bu son dönemdeki kritik su çekme kodunun altına inmiş olduğumuzu ve buna rağmen su çekimlerinin hiçbir değişiklik yapılmadan devam ettiğini hatta Kocaeli İSU nun çektiği iki pompaya ek olarak 2 pompa ve boru hattı yerleştirdiğini ekleyebiliriz.

Bu çalışmaya SASTOP’u temsilen Göl Komisyonu inceleme ekibi; Geçmiş Dönem Baro Başkanı TURABDER (Avrupa Birliği Derneği Sakarya Şube) Başkanı Geçmiş Dönem Kent Konseyi üyesi Av.Ü. Önder Döker, Tema Vakfı Geçmiş Dönem Yön. Kur. Üyesi ve SAÜ Doç. Dr. Mahnaz Gümrükçüoğlu, Geyve Boğazı ve Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Kamuran Tan, Eğitimci, Bilirkişiler Der, Kurucu Başkanı Arifiye ve Arifiyeliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Oktay Ertem, G.D Şeker İş Sendikası Başkanı Oğuz Kalay, Bisiklet ve Doğa Sporları Derneği Başkanı Şefik Akar katıldılar.

Paylaş:

Bir yanıt bırak