Medya sektörü, tarihinin en keskin virajlarından birini dönüyor. Almanya’nın en çok satan gazetesi BILD’in yapay zekayı editöryal süreçlere dahil etmesi, Türk basınında da “Gelecekte gazetecilere yer var mı?” sorusunu gündeme getirdi. Sakarya Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Levent Bayri yapay zekanın gazeteciliğe etkisini, genç gazeteci Berke Yorgo’ya anlattı.
Sakarya Haber Ajansı (SHA) Genel Yayın Yönetmeni Levent Bayri, medya dünyasında tartışma yaratan yapay zeka dönüşümünü değerlendirdi. Sektördeki “işsiz kalacağız” korkusunu 90’lı yıllardaki teknolojik geçişe benzeten Bayri; “Yapay zeka ‘saçını bu yolda ağarttı’ deyimini, saçın beyaza boyanması sanabilir. Duygunun olduğu yerde insan vazgeçilmezdir” dedi.
Gazeteciliğin Yeni “Redaktörü”
Haber üretim süreçlerinde yapay zekanın rolünü “Redaktör” (metni düzelten/yayına hazırlayan kişi) olarak tanımlayan Bayri, sistemin sıfırdan haber üretemediğini, sadece var olanı işlediğini söyledi.
Bayri, “Yapay zeka bir olayı kurgulayamaz, haber yapamaz. Sadece olan bir olayı yorumlayabilir veya yeniden yazar. Eski gazetecilikte redaktörler muhabirin haberini alır, içeriğe dokunmadan yeniden yazardı. Yapay zeka şu an o redaktörün imzasız hali gibi çalışıyor” dedi.
“Muhabir Talebinde Azalma Var Ama Kalite Artacak”
Yapay zekanın basın sektöründe işleri kolaylaştırdığını ancak insan unsurunun yerini tamamen alamayacağını belirten Levent Bayri, sektördeki istihdam kaygısına gerçekçi bir yaklaşım getirdi. Özellikle yerel basında ve ajanslarda muhabir taleplerinde azalma görüldüğüne dikkat çeken Bayri, “Kuruluşlar kadrolarında muhabire daha az yer vermek isteyebiliyor. Ancak işini yapay zeka ile entegre edip iyi yapanlar, seçici olanlar meslekte kalacaktır. Bu süreç kaliteyi artıracak” ifadelerini kullandı.
“Macintosh Bilgisayarlar Geldiğinde de Korkulmuştu”
Teknolojik dönüşümlere karşı direncin Türkiye’de her dönem yaşandığını hatırlatan Bayri, 90’lı yılların sonunda Sakarya basınının yaşadığı dijitalleşme sürecinden örnek verdi: “Bizim zamanımızda ‘yarı-kompüter’ sistemler vardı, dizgi yapılırdı. Sonra Macintosh bilgisayarlar geldiğinde ‘işimiz elimizden gidiyor’ korkusu yaşanmıştı. O dönemde bu yeniliğe direnen, adapte olamayanlar elendi. Bugün de yapay zekaya direnen değil, onu kullanan ayakta kalacak.”
“Yapay Zeka Tarafsız Haber Yazabilir mi?”
Levent Bayri, yapay zekanın tarafsızlığı konusunda ise temkinli. Yazılımı üretenlerin dünya görüşünün algoritmalara yansıyabileceğini belirten Bayri, “Yapay zeka tarafsız değildir. Siyasi bir figür hakkında soru sorduğunuzda, veriyi aldığı havuza göre size taraf tutan bir cevap verebilir. Hatta ‘mavi boncuk’ dağıtarak nabza göre şerbet bile verebilir. Bu yüzden son kontrol mekanizması mutlaka insan olmalıdır” uyarısında bulundu.
Haberde şeffaflık ilkesi gereği, yapay zeka desteğiyle hazırlanan metinlerde “Yapay zeka desteği alınmıştır” ibaresinin kullanılmasının etik açıdan doğru olacağını da vurguladı.
Luka Berke YORO

