Kuruluştan Araştırma Üniversitesi’ne uzanan bir kutlama ve sorumluluk hikayesi

Paylaş:

Sakarya Üniversitesi benim için yalnızca bir eğitim kurumu değildir; hayatımın en özel dönüm noktalarını barındıran, yolumun çizildiği ve beni ben yapan bir mekân oldu. 1971 yılında Sakarya Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi olarak kurulan bu köklü kurum, yıllar içinde kentimizin yüzünü değiştiren bir güç haline geldi. 1982-1992 yılları arasında İstanbul Teknik Üniversitesi’ne bağlı bir Fakülte olarak çalıştı; 3 Temmuz 1992’de ise bağımsız bir üniversite olarak hayata geçti. Üniversitenin kuruluş sürecinde, o dönemin heyecanını ve kararlılığını adım adım hissettiren bir avuç insanla birlikte, Ankara nezdinde yürütülen görüşmelerde, imza kampanyalarında ve sahadan gelen haberlerle büyüyen bir umut taşıdım. Yıllar sonra da olsa, bu büyük hikâyenin bir parçası olarak buradan yüksek lisans mezunu olma ayrıcalığını yaşamak bana tarifsiz bir sevinç ve gurur veriyor.

Bu başarının arkasında sadece bir diploma değildir; uzun bir öğrenme ve insan olarak büyüme yolculuğu vardır. Üniversitenin her aşamasında karşılaştığım değerli hocalar, benim için sadece akademik rehberler değil, aynı zamanda yaşam dersleri veren yol göstericiler oldu. Bana ilham veren, yolumu açan ve kariyerimin temellerini atan tüm hocalarıma en içten teşekkürlerimi iletiyorum. Her birinizin emeğiyle şekillenen bu başarı, bugün bana sunulan bir hayat dersi kadar kıymetli.

Üzerimdeki hak, ödenmez bir emeğe karşılık gelir. Bu yüzden aldığım bu eğitimin hakkını verme yolunda gösterdiğiniz güvene layık olmaya çalışacağım. Gösterdiğiniz ilgi, hayatıma kattığınız bilgi, deneyim ve değerli anılar için minnettarım ve sizleri daima hayırla yâd edeceğim. Dersleriniz boyunca gördüğümüz ilgi ve hassasiyet, bugünlere taşıdığınız değerlerdir; bunlar, benim için sadece akademik bir kuvvet değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluğun da simgesidir.

Bir gazeteci olarak iletişim bilimleri alanında yürüttüğüm çalışmalar ve siyaset bilimi ile kamu yönetimi derslerinden edindiğim perspektif, siyaset dünyasına eleştirel bir gözle bakmanın ötesinde, halk çıkarı için izleme ve gerektiğinde yön verme cesaretini kazandırdı. Bu cesaret, gelecekte doğruluk, tarafsızlık ve sorumluluk ilkelerini rehber edinerek çalışmaya devam edeceğimin ifadesidir. Öğrenme sürecimde bana eşlik eden tüm bilgi ve deneyimleri, mesleki yaşamımda olduğundan daha da anlamlı biçimde kullanacağım.

∗∗∗

“Eserden müessir’e yol vardır.” Bu söz, bize düşen sorumluluğun da bir ifadesidir. Sizlerin eserleri olarak aldığımız eğitimin değerini, hayata aktarmak ve topluma fayda sağlamak için çalışacağımızı bilmek, bana güç veren en derin motivasyondur. Şu gerçeği hiçbir zaman unutmayacağım: Sakarya Üniversitesi, kuruluşundan itibaren beni biçimlendiren, düşünsel ve duygusal olarak beni büyüten bir yol arkadaşım oldu. Şimdi ise bu yol, Araştırma Üniversitesi unvanıyla yeni bir döneme giriyor; bu da benim gibi öğrencilerin ve kentin geleceğini inşa edenlerin elindeki bir fırsat ve sorumluluktur.

Bu yazıyı, bana ve benim gibi niceleri için sadece bir hatıra olarak değil, aynı zamanda bir kumtaşı olarak düşünmek istiyorum: Sakarya Üniversitesi artık bir Araştırma Üniversitesi. Bu unvan, geçici bir övünç kaynağı değildir; şehirle üniversitenin ortak gelecek vizyonunu güçlendirecek, bilimsel üretimi, akademik özgürlüğü ve toplumsal sorumluluğu daha da pekiştirecek bir başlangıçtır. Şehrimizin doğal güzellikleri, sanayi potansiyeli ve kültürel zenginlikleriyle bu yeni kimlik, bilimin ışığında yürüyen bir toplumsal gelişim hikâyesine dönüştü.

Gururla hatırladığım o günlerden bu yana, üniversitenin kurucularına, yöneticilerine ve bana yol gösteren tüm hocalarıma bir kez daha minnet duyuyor, bu bağları geleceğe taşıyacak yeni projelere ve yeni başarılara doğru birlikte yürümeyi diliyorum. Sakarya Üniversitesi, artık sadece bir köprü değildir; bilimle büyüyen bir şehir markasıdır. Ben de bu markanın bir parçası olarak, öğrendiklerimi hayata aktaracak, doğruluk ve sorumluluk ilkelerini yüceltmeye devam edeceğim.

Nice başarılara, nice öğrenciye ve nice ilham veren anılara… Bu yolculuk, bugün kurduğumuz güvenin ve yarın için taşıdığımız umutların ifadesidir.

Levent BAYRİ

Paylaş:

Bir yanıt bırak