Otosansür gölgesinde basın özgürlüğü!

Paylaş:

TİNGADER Sakarya Şube Başkanı Levent Bayri, basından sansürün kaldırılışının 118. yılı, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı” nedeniyle bir mesaj yayımladı. Basın özgürlüğünün toplum üzerindeki etkisine vurgu yapan Bayri, “Bir ülkenin basın özgürlüğü, o ülkenin demokratik olgunluğunun bir göstergesidir. Ancak bugün Türkiye’de basın tam manâsıyla özgür müdür? Tartışılır… İşinden ve özgürlüğünden olma korkusu ile yazmak istediğini yazamayan, siyasî, ekonomik ve kanun baskısının verdiği kaygılarla bir bakıma ‘kendi kendini sansürleyen’ bir basın oluşmuş durumda” dedi. 

24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı nedeniyle bir kutlama mesajı yayımlayan Tüm İnternet Gazeteciliği ve Gazeteciler Derneği (TİNGADER) Sakarya Şube Başkanı Levent Bayri mesajında şu ifadelere yer verdi:

Her yıl 24 Temmuz’da kutlanan Gazeteciler ve Basın Bayramı, sadece bir meslek grubunun değil; aynı zamanda kamuoyunun sesi, demokrasinin temel taşlarından biri olan gazeteciliğin önemini hatırlamak için bir fırsattır. Bu özel gün, basın özgürlüğünün ve gazetecilerin toplum üzerindeki etkisinin altını çizmektedir.

Gazetecilik, sadece haber aktarmakla kalmaz; aynı zamanda toplumun haber alma özgürlüğünü temin eder, kamuoyunu aydınlatır ve güçlü bir demokrasi için olmazsa olmaz bir unsurdur. İnsanların olaylara farklı açılardan bakabilmesi, düşünce zenginliğinin oluşması ve kamuoyunun bilinçlenmesi, ancak özgür bir basınla mümkün olabilir. Gazeteciler, gerçekleri araştırarak, sorgulayarak ve analiz ederek, toplumu bilgilendirme görevini üstlenirler.

Ancak gazetecilik, her zaman kolay bir meslek olmamıştır. Basın mensupları, zaman zaman zorluklarla, engellerle ve baskılarla karşı karşıya kalmaktadır. Gazetecilerin özgürce çalışmalarını sürdürebilmeleri için bu engellerin kaldırılması ve basın özgürlüğünün korunması gerekmektedir. Bu, sadece gazeteciler için değil, tüm toplum için bir gerekliliktir.

BASIN NE KADAR ÖZGÜR, TARTIŞILIR!

Topluma haber ve bilgi akışı sağlamak gibi çok yönlü bir görevi olan basının bu görevini layıkıyla yapabilmesi için “özgürlük” en başta gelir. Basın özgürlüğü yoksa o toplumda demokrasi kültüründen söz edilemez.

Ancak bugün Türkiye’de basın tam manâsıyla özgür müdür? Tartışılır… İşinden ve özgürlüğünden olma korkusu ile yazmak istediğini yazamayan, siyasî, ekonomik ve kanun baskısının verdiği kaygılarla bir bakıma ‘kendi kendini sansürleyen’ bir basın oluşmuş durumda. Yenilenen Basın Kanunu’nun getirdiği bazı düzenlemeler nedeniyle gazeteciler sansürlü yıllara dönüş endişesi taşıyor.

Unutulmamalıdır ki, bir ülkenin basın özgürlüğü, o ülkenin demokratik olgunluğunun bir göstergesidir. Bu yüzden, 24 Temmuz’u kutlarken, gazetecilerin haklarını, özgürlüklerini ve insan haklarına saygının önemini bir kez daha vurgulamalıyız. Basın, toplumun en önemli denetleyicisi ve bilgilendiricisidir. Gazetecilere duyduğumuz saygı ve minnet, onların bu yolda yaşadıkları zorlukları daha iyi anlamamıza katkı sağlayacaktır.

Gazeteciler ve Basın Bayramı’nın, basın mensuplarının özgürce çalıştığı, halkın gerçekleri öğrenebildiği ve demokrasinin güçlendiği bir gelecek için umut ve dayanışma vesilesi olmasını diliyorum. Haberin, bilginin ve düşüncenin her zaman özgürce dolaşacağı bir dünya için mücadele eden tüm meslektaşlarımın “24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı”nı kutluyorum!”

“Basın özgürlüğü toplumun gelişimi için korunmalıdır”

Paylaş:

Bir yanıt bırak