Adabilim Okulları’nın ikincisini düzenlediği “Yedincioğul Şiir Akşamları” Serdivan Belediyesi Konferans Salonu’nda geniş katılımla gerçekleşti. Okul öğrencilerinin başarı ile sergilediği programı izleyenler duygu dolu bir gece yaşadı. Adabilim Okulları Genel Müdürü Ahmet Özen, etkinlikle ilgili anlamlı mesajında, “Bu program şiir değil, bir şuur programıdır” vurgusu yaptı.

Adabilim Okulları mükemmel bir organizasyonla hazırladığı Yedincioğul Şiir Akşamları ile unutulmayacak bir ekinliğe daha imza attı. Sahne organizasyonu, program sunumu ve zengin içeriği ile başarılı bir program çıkaran öğrenciler, öğretmenleri ve yönetcileri ile örnek bir çalışma sergiledi.

Oldukça büyük ilgi gören etkinliğe, Sakarya Emniyet Müdürü Osman Babadağı, İl Milli Eğitim Müdür yardımcısı Oğuzhan Özkan, Sakarya Kültür ve Turizm İl Müdürü Hüseyin Yorulmaz, İl Orman Bölge Müdürü Okan Kurşun, Sakarya İl Müftüsü İlyas Serenli, Sakarya Gazeteciler Birliği Başkanı Zeki Aydıntepe, Adabilim Okul yönetecileri, öğretmenler, veliler ve şiir severler katıldı. Adabilim Okulları Genel Müdürü Ahmet Özen yaptığı açılış konuşmasında şu sözlere yer verdi:

Mikrofon korkusu ölüm korkusundan fazla

“Şiir okumak kolay bir şey değildir. Anketlerde Türk halkının yüzde 70’inde mikrofon korkusu olduğu, yüzde 20’sinde ölüm korkusu olduğu ortaya çıkmış. Ben yirmi senedir kürsülerde konuşma yapıyorum ama yine de heyecanlanıyorum. Öğrencilerimiz mikrofon korkularını yenerek, zor olan bir işi başaracaklar ve şiir okuyacaklar ve bize sadece dinlemek kalacak. Ben edebiyat öğretmeni olarak zor şiir okurum. Bunu mikrofonda okumak daha da zordur. Öğrencilerimiz çok profesyonel değil, amatör ama kendileri çok başarılı. Bu program için emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Nesil Anadolu’yu değil batıyı örnek alıyor

Kalabalık şehirlerde yalnız yaşıyoruz. İletişimin zirve yaptığı bir çağda dünyanın bir ucundan haberdarken yanı başımızdaki komşumuzdan ses gelmiyor. Akraba ilişkilerinin yok olmaya yüz tuttuğu, aile içi ilişkilerin odalara hapsedildiği bir zamandayız

İnanç, kültür ve yaşam tarzlarımızdan kopartılmış bir nesil, Anadolu yerine Avrupa’yı, batıyı örnek alıyor. Dedesinin yamalı pantolununu giymekten ar duyan gençlerimiz, moda uğruna batılının paramparça kotlarını giymekten haz duyuyor. Fastfood kültürüyle beslenen, hamburger ve kolayı elinden düşürmeyen yavrularımızın damarlarından ketçap akıyor. Cıvık cıvık bir gelecek oluşturulmak isteniyor.

Şuursuz bir gençlik oluşturulmak isteniyor

Ellerinde kitap yerine akıllı(!) telefon taşıyan, aklını ve şuurunu kaybetmiş gençlik okumak yerine seyretmeyi tercih ediyor. En işlek caddeleri cafeterya, oyun bayileri ve fastfoodlar işgal ediyor. Kitaplar ise yer altı çarşılarına gömülü.

Sonuç; Okumayan, düşünmeyen, sorgulamayan, bilginin peşinden koşmayan, kendinden bi haber şuursuz bir gençlik oluşturulmak isteniyor.

İşte tam da bu noktada Adabilim’in öğrencileri sevgili yavrularımız, Necip Fazıl’ın diliyle tüm gençlere haykırıyorlar. ‘Durun kalabalıklar bu cadde çıkmaz sokak’ ve Yunus’umuza kulak veren gençlerimiz ‘İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen ya nice okumaktır’ dizeleriyle hepimizi, kendimize aslımıza dönmeye çağırıyorlar.

Gök kubbede hoş bir seda bırakmak için

Yedincioğul şiir programıyla ikinci kez karşınızdayız. Bu bir şiir programı değil adeta şuur programı. Ayaklarımızı Anadolu’nun mümbit topraklarına sağlam basıp kendimize dönme programı.

Sezai Karakoç’un, İsmet Özel’in, Yahya Kemal’in, Pir Sultan Abdal’ın, Erdem Beyazıt’ın seslerine ses verip sesimizi, sözümüzü yükseltme, gök kubbede hoş bir seda bırakma programı.

Biliyoruz işimiz kolay değil ama sürgün ülkeden başkentler başkentine ulaşmak için çile ve acı çekmeye hazırız. Süleymaniye’de bayram sabahı ile kendi gök kubbemize dönecek, gözlerin İstanbul oluyor birden diyeceğiz. ‘Kudüs’te’ naatımızı okuyup ‘Dinleyin ey vakti duymak doruğuna varanlar’…

Biz, batının altı oğlunu yuttuğu, değişmek istemeyen yedinci oğlunu batıda gömdürdüğü ecdadın sekizinci çocuğuyuz…

Kendi topraklarımızdan yeniden dirilip yeni bir dünya inşa edeceğiz. Gözyaşı olmayan, kan kokmayan…

Beni candan usandırsa da bu aşk düştü bir kere gönlümüze. Divane aşık gibi geleceğiz. Ümitsiz değiliz. Unutmayın birazdan gün doğacak… ‘Hayırlı Geceler’…”

“Bu program, yaşadığı zamanı aşarak günümüze esenlik çağrısında bulunabilmiş Hz. Mevlana’ya ve kutlu kitabın aydınlığındaki birlik umuduna ithaf edilmiştir…” sözleriyle etkinliği başlatan sunumcu öğrenciler, oldukça etkileyici sahne görselleri ile desteklenmiş programı başından sonuna profesyonel bir biçimde takdim etti.

Etkinlikte, ilim ve kültür dünyamızın ustaları Yahya Kemal Beyatlı, Necip Fazıl Kısakürek, Erdem Beyazıt ve Sezai Karakoç‘un ölümsüz eserlerini yorumlayan öğrenciler, salonu dolduran şiir dostlarına duygulu anlar yaşatırken, büyük alkış aldı. Aşık Veysel ve Mahsuni Şerif’ten Abdurrahim Karakoç’a ait ezgiler, Adabilim Koleji Müzik Öğretmeni Seyfettin Mutlu’nun yönettiği kendi öğrencilerinden oluşan müzik kulübünün korosu dinleyenleri mest etti. Şiir ve ezgilerin duygu yüklü bir atmosferde harmanlandığı etkinlik, tüm öğrencilerin seslendirdiği büyük usta Neşet Ertaş‘ın Ah Yalan Dünya adlı eseri ile son buldu.

Yedincioğul ismi nereden geliyor?

Adabilim Okulları Yedincioğul Şiir Akşamları isminin ilham kaynağı Sezai Karakoç’un Masal adlı şiiridir. Adabilim Okulları o şiirde geçen yedinci oğul’u temsil eder. Ve o yedincioğul şöyle seslenir;

Batılılar ! Bilmeden
Altı oğlunu yuttuğunuz
Bir babanın yedinci oğluyum ben
Gömülmek istiyorum buraya hiç değişmeden

•••

Zeki Aydıntepe’nin “Yedincioğul Şiir Akşamları” programı için Yeni Sakarya Gazetesi’nde yaptığı yorum:

Zeki Aydıntepe

ŞİİRLEŞEN GECE VE ADABİLİM KOLEJİ

Zeki AYDINTEPE
zekiaydintepe@yenisakarya.com

İlimizin ilim irfan yuvaları arasında farklı bir yeri olduğu bilinen, okullardan biridir Adabilim Koleji

Hafta başında Serdivan Kongre Merkezi’nde “Yedincioğul” Şiir Gecesi ile titretti, duygusal yürekleri…

Yer yer folklor musikimizin ölümsüz ezgileriyle süslenen son derece anlamlı ve o derece derinlikli şair ve şiirlerden oluşan müthiş bir etkinlikti yaşanılan…

Necip Fazıl’dan Yahya Kemal’e, Erdem Beyazıt’tan Sezai Karakoç’a uzanan geniş bir yelpazede, hepsi birbirinden ünlü şair, ilim ve bilim adamlarının eserlerinin seslendirildiği geceye, okulun müziğe yetenekli gençlerinden oluşan orkestrası eşlik etti…

Müzik Öğretmeni Seyfettin Mutlu’nun başarıyla yönettiği orkestra Aşık Veysel ve Mahsuni Şerif’ten Abdurrahim Karakoç’a ait enfes ve ölümsüz ezgilerle, salonu nefes alınmayacak şekilde doldurup dışarı taşan şiir severlere unutulmayacak bir gece yaşattı…

Geceyi şiirleştiren becerileriyle konuklarını yer yer duygulandıran, zaman zaman da düşündüren Türkşiir dünyamızın çarpıcı örneklerinin başarıyla seslendirildiği duygu dolu geceye,  koca Şair Akif’in Safahat’ında dile getirdiği “Çocukları  için tenceresinde taş kaynatan fakir bir kadının Hz. Ömer ile aralarında geçen ve bir devlet başkanını derinden sarsan o müthiş buluşma da” ayrı bir renk kattı…

Bu enfes gece için söylenecek tek söz var; o da “Harika!

http://www.yenisakarya.com/m-siirlesen-gece-ve-adabilim-koleji-6187.html

3 Yorum

  1. Süperdi…
    Şehirdeki İleri gelenlerimiz, sıradan programlar yerine gençlerin, geçmişi edebiyatı ve sanatı kendi yorumlarıyla güzele güzellik katarak yaptıkları bu programlara yönelseler ya…

  2. “Eğitim; adab ilim yolculuğudur” prensibiyle eğitim ve öğretim hizmeti veren Adabilim Okulları, ikincisini düzenlediği “Yedincioğul Şiir Akşamları” ile Sakarya’da örnek olacak bir etkinliği gerçekleştirdi. Öğrencilerin sergilediği müthiş performans, salonu dolduran herkesi etkiledi. Davetiyede programın başlama saatinin 19:42 olarak belirtilmesi ise, vakit disiplinine dikkat çekilmesi açısından önemli bir ayrıntıydı. Adabilim Okulları’nı bu başarılı organizasyonu için tebrik ederiz.

Bir yanıt bırak